03 - 09 - 2001.  SOA 


İnayet üzerine ilk dalışımı hala hatırlıyorum.  O zamana kadar yüzellinin üstünde tarihi batığa dalmış, onları incelemiş ve bir kaç tanesinin kazısını bile gerçekleştirmiştim. Bunların arasında 3300 yıllık geçmişi ile dünyanın en eski gemisi olarak bilinen Uluburun Batığı ve bir milyona yakın cam parçası ile MS. 11 yy. Serçe Liman Cam Batığı da vardı. Ama İnayet'te hissettiklerim farklıydı. Bu belki o güne kadar incelediğim batıkların hepsinin İnayet'ten en azından bin yıl daha eski ve çoğunda kumun üzerindeki yükü olan amforalardan başka bir şeyin görünmemesine bağlıydı.

İnayet ise farklıydı. Sığacık yakınlarında, Ege Şeytan Üçgeni'nin en dışında bir burunda battıktan sonra zaman içinde soyulmuş, dinamitlenmiş, bir yerde belki kalbi olarak görebileceğimiz buhar kazanları sökülmüş olmasına rağmen o denizin koyu laciverti içinde heybetli bir şekilde yatıyordu. En üst noktası 30, en derin noktası 52 metrede olan İnayet maruz kaldığı bu kadar kötü muameleye rağmen adeta silkinip kalkacak ve hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam edecek gibi geldi bana. Elbette bu hissi, güneş ışınlarının bile büyük zorlukla girebildiği, koyu lacivertin, denizin sessizliğinin ve gizeminin başka bir boyut aldığı 55 metrelik derinlikteki bakış açımdan yaşıyordum. 

Bu gün yine İnayet'in üzerindeyiz. Bu sefer sadece onun bu büyüleyici haşmetini hisetmek için değil, Anadolu'nun Sualtı Hazineleri Projesi'nin bir parçası olarak görüntülemek ve kaydetmek için. İnayet'in ebedi istirahatgahına gelinceye kadar geçirdiği tarihi biliyoruz; bir Osmanlı gemisi olarak hizmet yılları kayıtlarda var. Uzun süre Sığacık yakınlarındaki saç gemi olarak bilinen İnayet'in hakiki şahsiyetini ortaya araştırmacı dostum Selçuk Kolay çıkartmıştı. Arşivleri inceleyen Selçuk, İnayet'in kayıtlarını görmüş, dalarak özelliklerini karşılaştırarak doğrulamıştı.

İnayet hayata Biafra adıyla başladı. Afrika Buharlı Gemiler Kumpanyası için yapılan, Mandingo sınıfından olan üç gemiden birisiydi. 1868 Ağustos'unda denize indirildi ve altı yıl devamlı çalıştı. Bu süre içinde kapasitesinin  yetersiz olduğu gözlendi. Kızağa alındı. 1874 yılında yeniden servise alındığında boyu 12 metre uzatılmış, kapasitesi de 797 net tondan 938 net tona çıkartılmıştı. Ne yazık ki evvelce yetersiz olan motor gücü şimdi tamamen kifayetsiz kalmıştı. Değişik zamanlarda geminin kazanlarında ve gücünde değişikler yapıldı, fakat sonuç hep yetersiz oldu. Gemi 1889'da Havre'da Bossiere Freres & Cie firmasına satıldı ve adı Enrgique olarak değiştirildi. Gemi 1893 yılında Osmanlı 'İdarei Mahsusiye' Şirketi'ne satıldı ve ismi İnayet oldu. On yıla yakın bir süre hizmet verdikten sonra 1902'de bir kış günü Lodos rüzgarının gücüne yenilerek Şeytan Üçgeni'nin ucunda denizin derinliklerine gömüldü.

Bu gün yine İnayet'in üstüne indiğimizde aynı hisleri yaşayacağımı beklerken geminin kayalara yaslanmış baş tarafında bambaşka bir şey dikkatimi çekti. Hemen iskele tarafında, kumun içinde ilginç bazı objeler vardı. İnanamayarak yaklaştım, ve kumun içinde ve çevresinde incelemeye başladım. Gördüğüm ve düşündüğüm doğruydu… yarın